diyarbakirda-polise-saldiri-542966634eadc

Diyarbakır’da polise saldırı

Diyarbakır’da devriye görevi yapan polis aracına uzun namlulu silahla düzenlendi. Olayda, 2 polis hafif şekilde yaralandı.Valilikten yapılan açıklamada, gece 01:00 sıralarında eski Mardin yolu mevkisinde devriye görevi yapan polis aracına henüz kimliği belirsiz kişi veya kişilerce uzun namlulu silahla ateş açıldığı belirtildi.Açıklamada, olayda araçta bulunan 2 polisin hafif şekilde yaralandığı kaydedilerek, şöyle denildi:”Olay sonrası bölgede geniş çaplı operasyonlar düzenlenmiş, Şemsiler 3. Sokak girişinde bir kaleşnikof tüfek, 44 boş kovan, 7 dolu fişek ve 2 şarjör bulunmuş olup, konu ile ilgili tahkikata başlanmıştır.”Bu arada saldırı olayıyla ilgili bir kişinin gözaltına alındığı bildirildi.
AA

aralarinda-uyusturucu-bagimlilari-var-5429581557f6f

“Aralarında uyuşturucu bağımlıları var”

HABERTURK.COM
IŞİD terör örgütünün İslam’la alakası olmadığı söyleyen Erdoğan, “İslam teröre yol yermez.En önemli sorunlardan biri de batıdan gelip bu örgütlere katılanlardır. Bunların aralarında uyuşturucu bağımlıları da var, macera arayıp içindeki boşluğu doldurmaya çalışanlar da var. Niçin cinayet işledikleri umurlarında değil. Bataklık kurumadığı sürece sinek olacaktır.” dedi.
AİHM’nin zorunlu din dersi kararına ilişkin de konuşan Erdoğan, ” AİHM geçen haftalarda Türkiye aleyhine karar aldı. Zorunlu din ve ahlak kültürü derslerinden öğrencilerin muaf olmasını sağlayacak karar. Bu yanlış karar. Batıda bunun uygulaması yok. Dünyanın hiç bir yerinde zorunlu matematik, fizik dersinin tartışma konusu olduğunu görmezsiniz. Zorunlu din kültürü ve ahlak dersini kaldırırsanız uyuşturucu gelir onun yerini doldurur, ırkçılık gelir onun yerini doldurur.” dedi.
AİHM’den ‘zorunlu din dersi’ kararı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Yeşilay Cemiyeti Uluslararası Uyuşturucu Politikaları ve Halk Sağlığı Sempozyumu’nda konuştu.
İşte Erdoğan’ın konuşmasından satır başları;
İnsanlığı, gençleri , çocukları tehdit eden öyle bir mesele ile karşı karşıyayız ki bunun önlenmesi nasıl olacak bu sempozyumlarda ele alınacaktır. 180 milyon uyuşturucu kullanan var. Sosyal, ruhsal, bedensel tahribatın yanında 2 trilyon dolarlık maddi kaybı da beraberinde getiriyor. Gençlerin yasa dışı maddeleri kullanmaları tek bir nedenle açıklanmayabilir. Meselenin bir nedeni üzerinde özellikle durmak, meselenin önemli boyutuna dikkat çekmek istiyorum. Maddenin dünyanın her yerinde manevi değerlerin önüne geçmeye çalıştığı değişim süreci yaşıyoruz. Bunu sadece İslam ile İslam coğrafyası ile sınırlamak mümkün değil.Paranın sınırsız kazanma hırsının her türlü insani değişim süreci yaşandığı bir dönem yaşanabiliyor. Bir avuç altın, elmas için çocukların kadınların katledilmesinin meşru görüldüğü çağda yaşıyoruz. İnsana ait, ruha, vicdana ait değerlerin tek tek yok olduğunu bunların yerine paranın, oburluğun konulduğunu görüyoruz. Azla yetinme, paylaşma duygusu hızla yok oluyor. Bunların yerine konulan zevkler insanoğlunu tatmin etmiyor. Asla mutlu, huzurlu yapmıyor. Para insanın mutlu olmasını sağlamıyor.
“BUNU İSLAM DİNİNE BAĞLAMAK…”
Uyuşturucu ve istismarın böyle bir noktada devreye girdiğini görüyoruz.Şuanda insanlığın karşısında dünya barışını tehdit eden küresel terör meselesi var. Bakıyorsunuz herkes sonuçları konuşuyor herkes son bir iki aydır ortaya çıkan manzarayı konuşuyor. Kimse bu gençlerin nasıl acımasızca cinayetler işleyebildiğini konuşmuyor. Ortadoğu’da devam eden terör eylemlerini belli dine özellikle de İslam dinine  bağlamak gereği saptırmaktan başka bir şey değildir. IŞİD terör örgütü için şuanda dünya bir tedbir bir koalisyonlar zincir halinde toplantılar yapıyorlar. IŞİD Ortadoğu’da kendine göre mücadeleyi verirken benim ülkemde 32 yıldır devam eden PKK terör örgütü var acaba bu dünyayı niye ilgilendirmiyordu? Avrupalı dostlar bu terör örgütüne karşı niçin rahatsız olmadılar? Çünkü o terör örgütünün önünde İslam kelimesi yoktu. Dert başka Bu IŞİD’in İslam’la alakası yok. İslam terörü tecviz etmez teröre yol vermez. İslam barış dinidir. Bu örgütlere İslami terör örgütü yaftası yapıştıranlar gerçeği perdeliyorlar. Türkiye’nin önündeki en önemli sorunlardan biri de batıdan gelip bu örgütlere katılanlardır. Bunların aralarında uyuşturucu bağımlıları var aralarında macera arayan içindeki boşluğu doldurmaya çalışanlar var. Niçin cinayet işledikleri umurlarında değil. Bataklık kurumadığı sürece sinek olacaktır. Terörü de madde bağımlığını da bataklık insanlığı tehdit eden tatminsizlik, kazanma hırsıdır.
“AVRUPA ŞEFKAT ELLERİNİ NE ZAMAN AÇACAKSIN?”
Şuanda ülkemizde 1,5 milyon Suriye ve Irak’tan kaçan mülteci var. Bunlar ölümden kaçıyor. Bunlara kapımızı kapayamayız. Bizim medeniyetimiz, inancımız buna müsaade etmez. 1,5 milyon insan bizim misafirimiz. Avrupa’nın tamamında 130 bin var. Ey Avrupa senin şefkat kucağın yok mu? Sen şefkat ellerini ne zaman açacaksın. Ama silah gönderiyorsun.Sadece Avrupa değil. Batının her kesiminde bu var. IŞİD’in elindeki silahlar malum Bunu yazdılar.
“DİN DERSİNİ KALDIRIRSANIZ UYUŞTURUCU ONUN YERİNİ ALIR”
AİHM geçen haftalarda Türkiye aleyhine karar aldı. Zorunlu din ve ahlak kültürü derslerinden öğrencilerin muaf olmasını sağlayacak karar. Bu yanlış karar. Batıda bunun uygulaması yok. Dünyanın hiç bir yerinde zorunlu matematik, fizik dersinin tartışma konusu olduğunu görmezsiniz Zorunlu din ve ahlak kültürü dersleri olsun mu diye tartışılacaksa terörden, ırkçılıktan, uyuşturucu bağımlılığından neden şikayet ediliyor? Zorunlu din kültürü ve ahlak dersini kaldırırsanız uyuşturucu gelir onun yerini doldurur, ırkçılık gelir onun yerini doldurur. Biz alkolle ilgili Avrupa ülkelerinde olan düzenlemeleri getirdiğimizde hedef yapılıyoruz. Bizim içim yanıyor içimiz. Öyle anne babaların derdini dinledik ki perişan olmuşlar. Çocukları bağımlı olmuş, ellerinden, yüreklerinden gitmiş. Bunu seyredecek miyiz? Özgürlük deyip buna kayıtsız mı kalacağız? Uyuşturucu baronlarını çocuklarımızı ellerimizden almasına özgürlük deyip sesiz mi kalacağız?
“BU MODERN VEBADAN ÇOCUKLARIMIZI KURTARALIM”
Yol yakınken tedbirlerimizi alalım, bu modern vebadan çocuklarımızı kurtaralım. ‘Benim çocuğum asla kullanmaz’ diyen anne babaları görürsünüz. Artık müfredatı da gözden geçirerek mücadeleyi ders kitaplarından başlatmak zorundayız. Bu konuda eksiklerimiz var. İstediğimiz adımlarım atamadığımızı özeleştiri olarak söyleyebilirim.

kandilde-yan-gelip-yatiyorlar-54292d3076b14

“Kandil’de yan gelip yatıyorlar!”

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Türkiye’yi kimsenin tehdit edemeyeceğini belirterek, “Blöf yapıyor demişim de bize göstereceklermiş vesaire. Bu tehditvari şeyler doğru değil. Senin bir şey yapmaya gücün yetiyorsa git IŞİD’e yap, Türkiye’ye ne meydan okuyorsun? Var mı bir gücün kardeşim? Niye Türkiye’den yardım istiyorsun o zaman? Yani uçmayı bilmiyor, çıkmış çatıya konuşup duruyor. Kandil’de yan gelip yatıyor, Kobani’dekilerle ilgili edebiyat yapıyor. Sen orada konuşacağına, git o zaman orada mücadele et. Böyle bir kandırmaca, sahtekarlık olmaz” dedi.Akdoğan, Kanal 7 televizyonunda yayınlanan “Başkent Kulisi” programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD ziyaretinin ardından, IŞİD’e karşı oluşturulan koalisyona verilecek destek konusunda ABD’nin ve Türkiye’nin ne istediğine ilişkin soru üzerine Akdoğan, Türkiye’nin yol haritasını kendisinin belirleyeceğini kaydetti. Akdoğan, “Türkiye, kendi iradesiyle, kendi milli çıkarları neyi gerektiriyorsa onu yapar ve bugüne kadar da onu yapmıştır. Bu, müttefiklerimizle işbirliği yapmamamız anlamına gelmiyor. Elbette onlarla işbirliği yaparız ama Türkiye Cumhuriyeti kendisi bu kararı verir. Bu noktada, sanki ABD işbirliği için Türkiye’yi zorluyormuş gibi bir yaklaşım, bence son derece büyük bir yanılsama olur” diye konuştu.Askeri işbirliğinin sadece “kurşun sıkmak” anlamına gelmediğine dikkati çeken Akdoğan, “Bunun birçok farklı boyutu var. ‘Askeri işbirliği yapacağız ama kesinlikle sıcak temasın içinde olmayız’, bunu önceden zaten öngöremezsiniz. Bu işin tabii bir parçasıdır, tabii bir riskidir. Önemli olan bunun bir şekilde planlanmasıdır” ifadesini kullandı.”Biz de Amerika istiyor diye değil kendi çıkarımız için bunları yapıyoruz””ABD ile bir anlaşma sağlanmış değil herhalde, bir rol paylaşımı, eşgüdüm…” ifadesi üzerine kimin hangi katkıda bulunabileceğinin değerlendirildiğini belirten Akdoğan, “Her şey önceden öngörüldüğü gibi olamayabiliyor. Suriye’ye daha önce de birtakım askeri operasyonlar yapılacaktı, bir hafta sonra her şey rafa kalktı veya hiç beklemediğiniz sıkıntılar çıkabiliyor, yeni planlar devreye girebiliyor. Bu biraz şartların göstereceği bir durum” değerlendirmesini yaptı.
ABD Genelkurmay Başkanı Martin Dempsey’in “Tampon bölge, belli bir noktada mümkün olabilir ama şu anda bu bizim kampanyamızın bir parçası değil” sözlerinin ve Beyaz Saray’dan yapılan “Amerika’ya iyilik olsun diye değil ulusal çıkarı için Türkiye’den işbirliği göreceğimizi umuyoruz” açıklamasının hatırlatılması karşısında da Akdoğan, “Biz de Amerika istiyor diye değil kendi çıkarımız için bunları yapıyoruz elbette. Kendi ulusal güvenlik meselemiz için yapıyoruz” dedi.IŞİD’e karşı hava harekatlarının yapıldığını ancak bunun meseleyi çözmek için yeterli olmadığını dile getiren Akdoğan, daha kapsamlı bir Suriye politikasının ortaya koyulması gerektiğini kaydetti. “Orada IŞİD, Özgür Suriye Ordusu, PYD, rejim ordusu var. Hepsi birbiriyle savaşıyor. Siz bir tanesine seçici davranıp müdahalede bulunuyorsunuz. Peki sorun çözülüyor mu” diyen Akdoğan, daha kapsamlı, çok boyutlu bir mücadele stratejisine ihtiyaç olduğuna vurgu yaptı.”Şartlar öne sürmenin doğru olduğunu düşünmüyorum”Türkiye’nin “Suriye’nin geleceğine dair planlamalarda Esed rejiminin devrilmesini dahil ederseniz biz varız” görüşünde mi olduğunun sorulmasına karşılık Akdoğan, şu yanıtı verdi:”Bu bir şart koşma meselesi değil. Bu sorunların göğüslenmesi için işbirliğine ihtiyacı olan, işbirliğini yıllardır zorlayan taraf Türkiye. O yüzden birtakım şartlar öne sürmenin çok doğru olduğunu düşünmüyorum ama Türkiye’nin, müttefiklerin nasıl bir Suriye öngördüğünü görmesi, bu konuda belli bir noktaya gelinmesi lazım. Yoksa diğer sıcak hadiseler konusunda bakılır, kim nasıl bir katkı verebilecekse bu katkıyı verir.Orada birbiriyle mücadele eden dört unsur var. Sizin bir tanesine bir şey yapmanız sorunu çözmüş olmuyor. Sizin, ayağı yere basan, arazideki müttefikiniz kim olacak? Bu soruya cevap verilmesi gerekiyor. Siz bir örgütü bombalayarak orada netice alamıyorsunuz, diğer mücadele eden unsurlardan hangisini destekliyorsunuz? Özgür Suriye Ordusu’na tavrınız ne olacak, onu ne kadar destekleyeceksiniz? Yerde sizin için birisi kurşun sıkacak, kimdir o kurşunu sıkacak adam? Orada mücadele eden bu örgütlerle siz bir doğal işbirliği geliştirmek durumundasınız, onları desteklemek durumundasınız. Bu noktada, Özgür Suriye Ordusu’na daha ciddi destek verilmesi gerektiği kanaatindeyim.””Ahmet Türk’e kızmadım tabii”Başbakan Yardımcısı Akdoğan, “Kobani’nin düşmek üzere olduğu yönünde haberler var. Kandil’den yapılan ‘çözüm sürecini bitirme’ açıklamaları, tehditleri… Sizin de Mardin’de ‘Suriyeli Kürtler doğal müttefikimiz’ açıklamanız oldu. İşin bu ayağında ne oluyor?” sorusunu yanıtlarken, çözüm sürecinde, içeride kırılganlık üretenler olduğunu, dışarıda da süreci zorlaştıran birtakım gelişmeler yaşandığını söyledi.Yaşanan asayiş ve şiddet olaylarının içeride kırılganlık ürettiğini kaydeden Akdoğan, eylemsizlik kararının içerisinde bunların da olması gerektiğini dile getirdi. Akdoğan, yol kesme, haraç alma, iş makinesi ve okul yakmalara rağmen eylemsizlik kararı bulunduğunun söylenmesinin kandırmaca olduğunu ifade etti.Suriye’nin kuzeyinde yaşananların çözüm sürecinin ana konularından biri olmadığını, süreci dolaylı olarak etkilediğini belirten Akdoğan, şöyle konuştu:”Bu konu sürecin tabii unsuru değildir. Öyle olursa yarın, öbür gün Irak’ta, İran’da veya başka yerlerde yine Kürtlerin veya PKK uzantısı birtakım örgütlerin yaşadığı hadiseler, her konu… Türkiye kendi içinde bir soruna çözüm bulmaya çalışıyor, bütün bölge ülkelerinin Kürt sorunlarını çözmeye çalışmıyoruz çözüm süreciyle. Onlar farklı farklı meseleler, kendi bağlamında ayrıca değerlendirilmesi gereken konular. Elbette bunların da önem taşıyan birtakım boyutları var, bizim içerideki meselemizle bağlantılı birtakım boyutları var. Ama her konuyu bununla ilişkilendirmek bu işi tamamen çözümsüzlüğe mahkum etmek anlamına gelir. Bu yüzden ayırmak lazım.Ben dünkü konuşmada, biraz da sert çıkıyor gibi bir görüntü oluştu, ‘Ahmet Türk’e mi kızdın’ dediler bana. Ben Ahmet Türk’e kızmadım tabii. Kandil’den yapılan sorumsuz birtakım açıklamalar var, tehditvari. Kimse Türkiye’yi tehdit edemez.””Esed seni getirdi getirdi, bak orada yalnız bıraktı”Akdoğan, Ahmet Türk’ün “Kobani’de bunlar yaşanırken, kadınlarımıza tecavüz ediliyor, Türkiye suskun seyrediyor, haletiruhiyem uygun değil konuşamayacağım'” sözleri üzerine kendisinin de “Benim haletiruhiyem de uygun değil, üç polisimiz şehit oldu, daha onların naaşını toprağa vermeden, bu konuları konuşmak bana da çok anlamlı gelmiyor” dediğini aktardı. Türk’ün “Bölgeye hiçbir şey yapılmıyor” ifadesine karşılık da GAP çerçevesinde 55 katrilyon yatırım yapıldığını hatırlattığını söyleyen Akdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:”Duble yollar, otoyollar, hastaneler belli. Bunları hem kullanıp da hem hiçbir şey yapılmıyor demek doğru olmaz. Onunla ilgili polemiğimiz bu çerçevedeydi. Ama onun ötesinde söylediğim şeyler, doğrudan Kandil’den yapılan sorumsuz birtakım açıklamalara dönük. ‘Blöf yapıyor’ demişim de bize göstereceklermiş vesaire. Bu tehditvari şeyler doğru değil. Senin bir şey yapmaya gücün yetiyorsa git IŞİD’e yap, Türkiye’ye ne meydan okuyorsun? Var mı bir gücün kardeşim? Niye Türkiye’den yardım istiyorsun o zaman? Yani uçmayı bilmiyor, çıkmış çatıya konuşup duruyor. Kandil’de yan gelip yatıyor, Kobani’dekilerle ilgili edebiyat yapıyor. Sen orada konuşacağına, git o zaman orada mücadele et. Böyle bir kandırmaca, sahtekarlık olmaz.Benim, Suriye Kürtleri ile ilgili söylediğim ‘doğal müttefik’ elbette baktığımızda, Suriye’deki Kürtler, Esed rejiminin değil Türkiye’nin tarihi dostu ve müttefikidir. Bizim onlarla akrabalık ilişkilerimiz var, bir köy ortadan bölünmüş, yarısı bu tarafta yarısı o tarafta. Bizim oradaki Kürtlerle bugüne kadar hiçbir sorunumuz olmamış, akrabalık ilişkilerimiz var, tarihi olarak dostumuz. Esed rejimi değil onların dostu. Orada benim eleştirim şuydu, sen sırtını nereye dayayacağını iyi düşüneceksin. Sırtını yanlış yere dayadığında, başın sıkıştığında da ‘Biz kardeşiz, niye beni kurtarmıyorsun’ diye bana bağırmayacaksın. O zaman böyle zor durumda kalırsın. Bütün bunları bir tarafa bırakıp, artık yeni dönemde yeni pozisyonlar belirlemek gerekiyor. Kiminle ittifak kuracaksın, kimin yanındasın? Esed rejimi seni parmağında oynattı, sen de ‘bekle gör’ dedin, orada bir menfaat sağlarım dedin, onu karşına almadın. Esed seni getirdi getirdi, bak orada yalnız bıraktı şimdi. Bu ilişkileri yeni baştan tanımlamak gerekiyor, kimin nerede durduğunu yeniden düşünmek gerekiyor. Bizim Suriye’de yaşayan Kürtlerle hiçbir sorunumuz yok. İki günde 150 bin insana kucağımızı açtık. Hem biz kucağımızı açacağız hem biz bu yükü göğüsleyeceğiz hem insani, ahlaki duruşu sergileyen biz olacağız, ondan sonra siz bizi eleştirecek ve taşlayacaksınız. Bu, istismar siyasetidir.””Hükümete, devlete etmiyorsan millete teşekkür edin bari””Türkiye’nin yaşanan insani meseleye duyarsız kaldığı” yönünde bir dezenformasyon yapıldığını dile getiren Akdoğan, her konuda “Süreci bitiririz, ateşkes biter” ifadelerinin kullanılmaması gerektiğini belirtti. Süreç çok olumlu giderken bile öngörülemeyecek birtakım sorunların yaşanabileceğine işaret eden Akdoğan, “Her sorun çıktığında bu tür tehditler yapmak doğru mudur? Sorunlar oturulur, konuşulur” dedi.”Türkiye’nin IŞİD’e yardım ettiği” gibi bir iddianın da gündeme taşındığının hatırlatılması üzerine Akdoğan, “Türkiye neden IŞİD’e yardım etsin? Bu, Türkiye’de paralel medyanın zaman zaman uydurduğu zaman zaman da Türkiye’yi belli bir noktaya getirmek için, uluslararası medya kanalları üzerinden Türkiye’yi baskı altına almak için uydurulan bir şey. Türkiye’nin bu konudaki tavrı son derece açık. Biz geçen yıl bu örgütü terörist ilan etmişiz” ifadelerini kullandı.AK Parti’nin temel felsefesinin IŞİD zihniyetine ve yöntemine karşı olduğunu vurgulayan Akdoğan, “Silahlı mücadele, terör, şiddet, masum insanların öldürülmesi, bir vahşet görüntüsüdür. AK Parti bunun panzehiridir, reçetesidir. Bunun karşı kutbunda olan felsefedir” diye konuştu.Türkiye’nin 150 bin kişiye kapısını açtığını, iyi niyetli davrandığını söyleyen Akdoğan, sözlerine şöyle devam etti:”İyi bir şey yapıyor, teşekkür etmiyorsan, devlete, hükümete etmiyorsunuz, millete edin bari. Bu aziz millet, 1 buçuk milyon Suriyeliye, 150 bin Kürde gönlünü, kapısını açtı. Kıt imkanlarını onlarla paylaşıyor, siz çıkıp da teşekkür etmek yerine taş atıyorsunuz, gerilim çıkarıyorsunuz. ‘Kampa gitmeyin’ diye engel oluyorsunuz. Adam can havliyle kaçmış, yanında çocuk, yaşlı, kadın, sığınacak bir merci arıyor. Devlet orada imkan kurmuş, oraya gitmesinler diye bir sürü tezvirat, engelleme yapıyorsunuz. Bu nasıl bir insanlıktır?Biz hem yardım yapmakla uğraşıyoruz, hem bunlarla uğraşıyoruz. Dönüp teşekkür bile etmek yerine hükümeti suçluyorlar. Her şeyin faturasını hükümete kesiyorlar. Türkiye burada yapması gerekenleri yaptı, bundan sonra da yapar. Ama Suriye bağlamında herkes de nerede durduğunu iyi bilecek, iyi karar verecek. Sırtını kime dayıyorsun, kiminle işbirliği yapıyorsun? Türkiye’ye karşı genel duruşun nedir? Bunları da yeni baştan değerlendirmek gerekiyor.”

vanda-deprem-54291ecda4afb

Van’da deprem

Van’da 3,2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nden alınan bilgiye göre, saat 15.24’te merkez üssü Akçift köyü olan 3,2 büyüklüğünde sarsıntı kaydedildi. Yerin 5 kilometre derinliğinde meydana gelen deprem, kısa süreli paniğe neden oldu.İHA

izmirde-kobani-eylemi-54291ec5e0f75

İzmir’de Kobani eylemi

HABERTÜRK İSTİHBARATİzmir Basmane meydanında toplanan Halkların Demokratik Partisi (HDP) üyeleri, Kobani’de yaşanan saldırıları protesto etmek için eylem yaptı. Konak Meydanı’na yürümek isteyen gruba polis müdahale etti, olaylarda 26 kişi gözaltına alındı.HDP üyesi 100 kişilik grup, IŞİD’in Kobani’ye saldırılarını protesto etmek için ellerinde pankartlarla toplandı. Sözde PKK bayrağı ve Abdullah Öcalan posteri taşıyan grup, Konak Meydanı’na yürümek istedi. Polislerin, yürüyüş için izin alınmadığını söylemesi üzerine grup yolu trafiğe kapattı. Dağılın ikazına rağmen eylemciler yürümek isteyince su ve biber gazıyla müdahale etti. Olaylarda, 26 kişi gözaltına alındı. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

sehit-yakini-ve-gazilerin-atamalari-1-ekimde-5429105c7f7da

Şehit yakını ve gazilerin atamaları 1 Ekim’de

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından, 2 bin 500 gazi ile gazi ve şehit yakınının ataması 1 Ekim Çarşamba günü gerçekleştirilecek.Terörle Mücadele Kanunu kapsamında 3 bin 500 gazi ile gazi ve şehit yakınının kamuda istihdamına yönelik ilk grup atamaların geçen Temmuz ayında yapılmasının ardından, ikinci grup atamalarla 2 bin 500 kişiye daha kamuda iş imkanı sağlanacak.İkinci grup atamalar, Kurban Bayramı öncesinde noter huzurunda yapılacak.İstihdam hakkı sahiplerinin ilk il tercihleri dikkate alınarak gerçekleştirilecek atamalarla, 2 bin 500 kişi kamu kurum ve kuruluşlarındaki uygun memur, işçi veya hizmetli kadrolarına yerleştirilecek.İkinci grup atamalar dolayısıyla 1 Ekim Çarşamba günü düzenlenecek törene, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam’ın da katılması planlanıyor.Atama sonuçları, Devlet Personel Başkanlığı’nın internet sitesinden duyurulacak.
AA

batmanda-olayli-gece-5428e4a0ed640

Batman’da olaylı gece

Batman’da IŞİD çetelerinin saldırısı altında bulunan Kobanê’ye destek amacıyla yolu trafiğe kapatıp izinsiz yürüyüş yapmak isteyen yüzleri kapalı guruba güvenlik güçleri müdahale etti.
Olay yerine gelen güvenlik güçleri, guruba önce dağılması için zırhlı araçtan anons yaptı. Göstericiler yolu trafiğe açmayarak eylemlerini sürdürünce güvenlik güçleri göstericilere gaz bombası ve biber gazı ile müdahalede bulundu. Göstericiler de güvenlik güçlerine havai fişek ve taşlarla karşılık verdi.
TOMA araçları tazyikli suyla ara sokaklara kaçan guruba müdahalede bulundu. Gece geç Saatlere kadar devam eden olaylarda körük caddesi sakinleri atılan gaz bombası ve biber gazından etkilendi.
İHA

boluda-yagmur-felaketi-getirdi-54283edeac75d

Bolu’da yağmur felaketi getirdi!

Bolu’da iki otomobilin çarpışması sonrasında meydana gelen trafik kazasında 2 kişi hayatını kaybederken 7 kişi de yaralandı. Edinilen bilgiye göre, kaza saat 23:50’de TEM Otoyolu’nun Yeniçağa mevkiinde meydana geldi. Ankara’dan İstanbul istikametine giden Tahir Kuru yönetimindeki 34 VY 6543 plakalı otomobil, yağmur yağışı nedeniyle kayganlaşan zeminde sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle aynı istikamette giden Kamil Özbek yönetimindeki 06 KMN 02 plakalı otomobile yandan çarptı. Çarpışma sonrasında iki otomobilde takla atarken otomobil sürücüsü Tahir Kuru ve aynı otomobilde bulunan Reyhan Kuru olay yerinde hayatını kaybetti.Kazaya sebep olan otomobilde bulunan Seher Kuru, Ömer Kuru ve diğer otomobilde bulunan sürücü Kamil Özbek ile Emine Hatice Özbek, Ayşe Fatma Özbek, Yavuz Sayılmış, Rukiye Satılmış yaralandı. Yaralılar Abant İzzet Baysal Üniversitesi Tıp Fakültesi ve Köroğlu Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındılar. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu ifade edilirken, polis kazayla ilgi inceleme başlattı.İHA

danistay-uyeligine-secilen-sahinin-karari-resmi-gazetede-54283edaa5ec5

Danıştay üyeliğine seçilen Şahin’in kararı Resmi Gazete’de

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Danıştay üyeliğine seçilen Maliye Bakanlığı Personel Genel Müdürü Hasan Şahin hakkındaki karar Resmi Gazete’de yayımlandı.
Resmi Gazete’deki kararda, “Danıştay üyeliğine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 155. ve 2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun 8 ve 9. maddeleri gereğince, Maliye Bakanlığı Personel Genel Müdürü Hasan Şahin seçilmiştir” ifadeleri kullanıldı.AA 
 

hatay-sele-teslim-5427e8e2b9d7e

Hatay sele teslim!

Antakya’da akşamdan itibaren etkili olan yağış nedeniyle Ötençay Mahallesi mevkisinde sel meydana geldi. Karayolu ekiplerinin yol çalışması sürdürdüğü Antakya-İskenderun karayolu, selin dağdan getirdiği balçıkla kapandı. Bazı araçların içlerinin balçıkla dolduğu ve yolda kaldığı olayın ardından AFAD ve Hatay Büyükşehir Belediyesi ekipleri çalışma başlattı.Yaklaşık 2 saat araç trafiğine kapanan Antakya-İskenderun karayolunda trafik, yapılan çalışmanın ardından tek şeritten verilmeye başlandı.Hatay Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanı Fevzi Kilisli, gazetecilere yaptığı açıklamada, haberi alır almaz itfaiye araçlarının olay yerine intikal ettiğini kaydetti. Cenazeden dönen polis araçlarının sele kapıldığı bilgisini alarak olay yerine geldiklerini belirten Kilisli, asayiş ekiplerinin yanı sıra yolda kalan bazı araçlardaki vatandaşları da kurtardıklarını söyledi.Ötençay Mahallesi’nde bazı ahırlarda hayvanların telef olduğunu ve maddi hasarın meydana geldiğini vurgulayan Kilisli, “Dağdan gelen taşkın su, başka bir şey yok. Kırıkhan ilçesi istikametinde de mahsur kalan araçlar vardı. Onları da kurtardık. Yaralı olduğu söyleniyor ama ciddi bir şey yok. Taşkın olabilecek yerlerde ekiplerimiz bekliyor, inşallah başka bir olay yaşanmaz” diye konuştu.Olay anında yolda bulunan vatandaşlardan Ahmet Erkal, yükledikleri pamuğu fabrikaya boşalttıkları sırada seli gördüklerini ve araçlarda mahsur kalanları kurtardıklarını kaydetti.Bu arada Hatay’da yağış zaman zaman şiddetini arttırarak devam ediyor.AA

escort bayan | escort bayan | escort bayan | escort bayan |